Perşembe, Nisan 24, 2008

N'olur Arkadaş Olalım

Facebook'ta ne kadar arkadaşın varsa, aslında o kadar ezik birisindir gibi bir kural koymak istiyorum. Geri döndüm ya, önüm arkam, saam solum bir sürü merhabamın olmadığı, arada sırada işte lise koridorlarında falan geçişirken gördüğüm insanların "friend request"leriyle doldu.
Bir kere, ben sizin arkadaşınız değildim ki. Alınmayın, siz de benim arkadaşım değildiniz yani.
Resimlerinden de genellikle kim olduklarını çıkaramadığım için sayfalarına bakmam gerekiyor - işte o zaman kaderimle yüzleşiyorum. Milletin 526 ya da 450 arkadaşı var.
Yuh.
Ona "sosyal insan" denmez, Ahmet San denir di mi ama? 450 tane arkadaşım diyen adama ben güvenmem de mesela. Bir kere 450 insanla birden iyi geçinebilen birinin prensiplerinden şüphe ettiğim gibi, beni satabileceği 449 kişi daha olmasından da ürkerim.
Neden benim 450 arkadaşım yok, buradan anlaşılıyor herhalde.
Herkese arkadaşım diyen zihniyete karşı çıkıyorum. Bizim lisansta da vardı böyle bir arkadaş, herkese elini uzatıp "Merhabalar, ben .... ....." diye ismini söylerdi. Kensidiyle en son birinci sınıfın sonunda konuştuğumda sevgilisi olan bir çocuğu kendisine "bağlamak" için "Eh şekerim, armudu sapından koparıp yiyeceksin." demişti. O da mesela milyonlarca arkadaşı varmış gibi bir intiba yaratırdı - Ankara sınırlarında kimi sorsan "Oooo o benim çok yakın arkadaşım yaaa!" derdi. Sonra bahsi geçen kişiye "Yaa bizim .... senin yakın arkadaşınmış." deyince de o kişiden genellikle aldığımız cevap "Haa..tanışmıştık galiba kendisiyle bir kere." olurdu. Anlayacağınız arkadaş biraz yanar dönerdi yani. Ona benzedi.
O şahsı tanıyanlar, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır.

8 yorum:

Lollius dedi ki...

aynen katılıyorum sana. bir ara benim de 300 kişi falan vardı "arkadaş"larım arasında, sonra bir baktım, toplasan acaba kaç tanesiyle görüşürüm, yani bilmiyorum.

sonra herkesi sildim, sonra kızıp facebook'umu kapadım falan. ama teknolojinin gözü kör olsun, facebook'a döndüm mü dönmedim mi, vallahi döndüm ama şu anda en azından gerçekten görüştüğüm ya da görüşmek istediğim insanlar var arkadaş listemde. ekleyenleri de ignore ediyorum. mutluyum huzurluyum :P

ay çok komik ama bunu anlatayım. beni facebook'umu kapamadan önce ankara'daki "çocukluk aşkım" eklemişti listesine en son. bir de böyle bir heves bir heves "beni hatırlıyor musun ankara'dan işte bilmem kim, sen de bana aşıktın ben de sana aşıktım. görüşelim kesinlikle, numaram şu" falan. ay dedim bi dur yaa ne aşkı, en son 7 yaşındayken görmüşüm seni, nasıl aşık olabilirim yani. ayrıca hadi görüştük diyelim, ne anlatıcaksın ki bana yani, en son 94'te görüşmüşüz, ohooo. ilginç bir şahsiyet.

TugCe dedi ki...

Facebookunda 700bilmem kactane arkadasi olan bi insan olarak aciklama yapayim :)
Facebookta arkdas yazan sey aslinda 'tanismisligimiz var, bir yerden asina yuz' olayi. Yani ilk kurulus amaci da bu aslinda. Mesela burda universitede okuyorsan, universiteden bir dolu insanla gorusmesen bile facebook arkadasi oluyorsun, grup projelerinde sinifta falan filan iletisim amacli olarak, ismini hatirlama nezaketi olarak gibi..
:)

Sera dedi ki...

ben de lollius gibi tamamen katılıyorum sana. arkadaşlık ne kadar göreceli değil mi? normalde selam bile vermediği halde facebookta arkadaş ekleme peşinde koşan insanları hiçbir zaman anlayamayacağım. egobook desek daha doğru.

oBen dedi ki...

hehehe. benim lisansdaki hatun(?) hakkında bir fikrim var. bide fotoğrafa bayıldım;)

Peanut Butter and Black Coffee dedi ki...

lollius: neden ya belki iyi olurdu görüşmeniz? :D

tugce: evet, haklı olabilirsin. o da bir kullanma biçimi :D ama ben yüzünü bildiğim insanlara nezaket göstermek istemiyorum bazen - kültür farkıyla alakalı olabilir belki :)

sera: tugce'nin dedigi gibi kullananlar da var demek ki, ama benim bildigim de birkac egobookcu var.

oben: nerden tanıyorsun sen? ya da aynı kişiden mi bahsediyoruz? allah allah, bak sen de tanıyorsun demek ki. bu teorimi doğruladı :) çok teşekkür ederim bu arada :)

Gosu dedi ki...

lollius : facebook kapanmaz , kapandı gibi gözükür ama aslında vardır , tüm mesajların fotoların wall yazıların... hepsi saklıdır ,sadece public değildir. ama facebook staff'ın elindedir sana dair herşey.. ilerde kullanılmak üzere.. data mining derler bu işe , wikide detaylı ingilizce açıklaması var..

Lollius dedi ki...

gosu: çok mersi bu aydınlatıcı bilgiler için de ben dediklerinizi zaten biliyorum :D kapatmak derken "deactivate"i kast ediyorum, zaten onu yaptığınız zaman da istediğiniz an yeniden facebook'a girip hesabınızı aktive edebiliyorsunuz. fena tarafı da o zaten, aslında seve seve gönüllü olarak hayatımıza dair her şeyi sunuyoruz orada.

Gosu dedi ki...

hayır kapatmaktan kastım sadece deaktif etmek değil , siz silseniz dahi resimlerinizi falanda silmiyor :)